Yeni bir yıl daha geldi, takvim değişti. Moksha Istanbul ailesinin bir üyesi olarak hepimize sağlıklı, huzurlu, keşifli, barış dolu bir yıl dilerim.

Hazır takvim değişmişken bu senenin ilk yazısının konusu yeni yıl için hazırlanan ‘yeni yıl hedefleri’,  nam-ı diğer ‘wish list’ olsun istedim. Yoksa sen hala bir yapılacaklar listesi hazırlamadın mı?!

İnsanın kendi sınırlarını keşfetmek üzere merak ettiği şeyleri sıralaması çok güzel tabii ki. Her sene yeni bir şey öğrenmek istemek mesela, ya da belki daha çok sanatla iç içe olmayı hedeflemek, sivil toplum örgütlerine dahil olup dünya için katkıda bulunmak istemek, ve bu şekilde uzayıp gidecek ‘yapılacaklar listesi’  herkesin ruhuna iyi gelir.

Ruhuna hizmet edecek maddelerin yanında mutlaka kendinde değiştirmek istediğin bir iki madde de eklemişsindir. Sana iyi gelmeyen, ya da iyi gelmediğini düşündüğün şeyleri değiştirmek için niyet etmek de güzel. Ancak o listeyi hazırlarken kendine dürüst davrandın mı? Kişisel gerçekliğini bir kenara bırakıp çağın dayatması olan görsellik yanılgısı ile kabul görmek, daha çok beğenilmek için mi hazırladın? Gerçekten kaleminin yazdığını ruhun kabul edecek mi? Kendine biçtiğin elbise tam üzerine olacak mı? Ve bence en önemlisi seni bir yerden mutlu edeceğine inandığın o kararın diğer yandan seni maddi ya da manevi olarak sarsacak mı? Yama (etik değerler, davranışlar) ya da niyamaya(öz disiplin)  hizmet ediyor mu listen?  Eğer bunlara cevabın hayır ise o listenin hiç bir zaman tamamlanamayacağını bir önceki seneden tecrübe etmiş olmalısın.

Yamalar (bir sonraki yazıda yoganın basamaklarından bahsederken detaylı olarak anlatacağım)  kendine ve çevreye karşı şiddetsiz olmayı, dürüst olmayı, ılımlı ve ölçülü olmayı önerirken Niyamalar mevcut  halinden hoşnut olmayı ve bu hoşnutlukla kendini inceleme ve araştırmanın zevkini yaşamanı anlatır. Yoganın bütününde her şeyden ve herkesten önce kendine karşı şefkat, disiplin, şiddetsizlik vardır.  İnsan kendine hedef koyarken kendini karşısına alıp konuşabilmeli.  Önce hatırlayarak; kim olduğunu, ne olduğunu, neye hizmet ettiğini, nelerden hoşlandığını, neye boş verdiğini, neden sıkıldığını anlatarak belki…

Listeni hazırlarken gerçekliğinden uzaklaşmak, hoşnut olmayacağını bildiğin halde canını acıtarak değişmek istemek bütünlüğünü bozar. İnsan efsunkar bir mekanizmaya sahiptir. Beynini olmak istemediğin bir şeye dönüşmeye ikna ettiğini düşünebilirsin, ama her hücren buna tüm gücüyle cevap verir; bugün ya da 2021’de…

Unutma, sen kendinin baş tacısın, peki baş tacınla 2020’de tanışmaya hazır mısın?