Sağlıklı bir hamilelik için doğru beslenmek, ihtiyaç hissedildiğinde dinlenmek ve düzenli hareket etmek önemlidir.

Bebeğiniz büyüdükçe beden de değişir, bedenin değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için duruşu düzeltmek ve doğru fiziksel egzersizleri düzenli yapmak iyi hissettirir. Doğru duruşu korumak hem sırt ağrısına iyi gelir hem de yorgunluğu azaltır.

Doğru beslenme ve egzersiz, hamilelikte görülen şeker hastalığı, iri bebek, obezite ve yüksek tansiyon gibi problemleri büyük ölçüde azaltır.

Beta-endorfinler yani bedenin salgıladığı doğal ağrı kesiciler hamileliğin sonuna doğru giderek artar. Hamilelikte düzenli fiziksel aktivite beta-endorfinlerin artışına katkıda bulunur, böylece doğum sırasında ağrıya karşı tolerans artar.

Hamilelik sırasında her gün yürüyüş, yüzme, yoga, pilates gibi fiziksel aktivitelerde bulunmak doğum sırasındaki performansı artırır.

Hamile yogası derslerine gelen öğrencilerimin beklentileri genelde yoganın doğumu kolaylaştırması oluyor. Yoga en etkili doğuma hazırlık yöntemlerinden biri. Yoga bedeni kuvvetlendirip esnetirken bebekle ve bedenle kurulan ilişkiyi derinleştirir, hem daha rahat bir hamilelik geçirilmesini sağlar, hem de bedeni ve zihni doğuma hazırlar. Saatlerce devam edebilecek doğum sırasında sizi daha dayanıklı kılar. Bedenle kurulan bu yakın ilişki doğum sırasında gevşemeye, süreçten zevk almaya ve bebeğin çıkışına izin verilmesine yardımcı olur.

Doğumun başlaması ile gerçekleşmesi arasında geçen süre ilk doğumlarda ortalama 12 saat, ikinci doğumlarda ise 6-8 saattir. Daha uzun veya çok daha kısa sürebilir. Hamilelik süresinde hareketsiz kalmış, aşırı kilo almış bir kadının bu süre içinde performansını yüksek tutması zor olacaktır. Kuvvetli bir beden sayesinde doğumun fiziksel yoğunluğuna daha kolay dayanılır, esneklik sayesinde bedenin ihtiyaç duyduğu pozisyonlara daha rahat girilir, böylece bebeğin çıkışı sırasında ona daha geniş bir alan sağlanır.

Doğum sırasında fiziksel olarak aktif kalmak, yürümek, çömelmek, hamile yogasında öğrendiğimiz pozları tekrarlamak, hatta doğumun başlangıcında hayatın bir parçası gibi günlük işlere devam etmek doğumu kolaylaştırır.

Kuvvetli bir bedene sahip olmak doğumdan sonra bebeğe bakarken de önemlidir.

Tıbbi nedenlerden dolayı bir hareket kısıtlaması yoksa, hamilelerin aktif hayatlarına devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabi ki bedeni dinlemek ve zaman zaman ihtiyaçlara göre hayatı adapte etmek gerekebilir ama hamileliği bir hastalık gibi görüp, tamamen hareketsiz kalmayı doğru bulmuyorum. Modern şehir hayatında özellikle beyaz yakalı çalışanların günlerinin neredeyse yarısını (bazen daha bile fazlasını) masa başında oturarak geçirdiklerini düşünürsek aktif olmanın önemi ortaya çıkıyor. Modern yaşamdaki hareketsizlik pek çok sağlık problemine yol açtığı gibi, doğum kanalında esnemeye izin vermeyen bir sertlik oluşmasına da neden olur.

Özetlersek, rahat ve sağlıklı bir hamileliğin sırrı hareket etmek. Hamile yogası bu dönemde  yapabileceğiniz en etkili ve güvenli hareketleri barındırıyor.

Peki hamileler haftada kaç defa yoga yapmalı? Bence her gün! Birkaç dakika da olsa yoga yapmadan geçirdiğiniz bir gün bile olmasın. İllaki saatler süren bir akış yapmak zorunda değilsiniz ama o gün ihtiyacınız olan esnemeyi yapmayı da ertelemeyin.

Düzenli hamile yogası derslerini takip etmek, size iyi gelecek pozları öğrenmenize ve duruşunuzu düzeltmenize yardımcı olur. Ciddi duruş bozukluklarıyla hamileliğinin başında derslerime başlayıp doğuma dimdik, kendinden emin bir şekilde giden birçok öğrencilerim oldu.

Hamile yogası dersleri ile ilgili sorularınız varsa benimle selen@mokshaistanbul.com üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Namaste

Selen, Ocak 2018

 

 

 

Kaynaklar:

  • A’dan Z’ye Hamilelik ve Doğum; Bebeğim; Turkuaz Medya Grubu
  • Pregnancy, Childbirth and the Newborn, The Complete Guide, 4th Edition, Meadowbrook Press
  • Doğal Doğum, Anneliği Keşfin Başucu Kitabı, Dr. Gülnihal Bülbül, Hayykitap