En İyi Bakteri Bizim Bakteri 🙂

Bakteri, mantar deyince hemen koşup ellerini antibakteriyel sabunlarla yıkayanlardan mısınız? Peki, hamilelikte ve doğumda o bakterilerin bebeğinizin bağışıklık sistemini oluşturduğunu söylesem?

İnsan mikrobiyomu yani cildimiz, sindirim sistemimiz ve mukoza üzerinde yaşayan sayısız bakteri ve mantarlarla ilgili son yıllarda birçok araştırma ve proje yapılıyor, bu projeler başta ABD ve AB başta olmak üzere birçok devlet tarafından destekleniyor.

Sağlıklı bir yetişkinin vücudunda ağırlığının yaklaşık %1’i kadar bakteri yaşıyor. Sağlık için bu mikroorganizmaların önemli bir rol oynadığı bilinse de yakın zamana kadar bu konuda çok fazla araştırma yoktu. 2008 yılında ABD’de hayata geçirilen ve 5 yıl süren İnsan Mikrobiyom Projesi (Human Microbiome Project) ile birlikte bu konuda bilinenler arttı ve yaygınlaştı. Mevcut araştırma sonuçlarının vurguladığı en önemli nokta bağırsakların sağlıklı bir beden için başlangıç noktası olduğu. İnsan mikrobiyomunun bağışıklık sisteminin gelişmesinde çok büyük rolü var.

Peki, bu alanda hamilelik ve doğumla ilgili bir araştırma var mı? Evet var! Üstelik hamilelik ve doğumu doğrudan etkileyen, bence çok önemli araştırmalar.

Kadınların mikrobiyom yapısı hamilelikle beraber değişir, hatta yedikleri şeyler yani beslenmeleri bedendeki bakteri tiplerini etkileyebilir. En son yapılan araştırmalara göre, bilinenin aksine, bebekler steril bir şekilde doğmazlar, plasenta ve amniyo sıvısında da annenin bakterileri mevcuttur.

Vajinal doğumla dünyaya gelen bebekler annelerinin vajinal, sindirim sistemi ve cilt mikroorganizmalarını alırlar. Sezaryen ile dünyaya gelen bebekler ise sadece hastane ve annelerinin cilt bakterilerini alabilirler, bu bakteriler vajinal doğumda karşılaşılanlardan tamamen farklıdır.  Artık sezaryenle doğan bebeklerin de annelerinin mikrobiyomundan faydalanabilmesi için farklı yöntemler üzerine tartışılıyor. Bunlardan birisi yeni doğan bebeğin ağzının, burnunun ve bedenin her yerinin (doğum öncesinde annenin vajinasına konulan ve sonrasında steril ortamda saklanan) bir sargı beziyle silinmesi. Bu şekilde annenin bakterileri bebeğe aktarılabiliyor.

Bu noktada, yeni doğanlarda antibiyotik kullanımının normal mikroplanmayı etkilediğini ve o yüzden tartışmaya açık bir konu olarak görüldüğünü de belirtmeden geçemeyeceğim.

Anne sütünde 700’den fazla bakteri mevcuttur ve emzirmeyle beraber bu bakteriler bebeğin sindirim sistemine yerleşir. Anne sütünde bulunan bu yararlı bakterilerin hiçbiri diğer sütlerde bulunmuyor. Anne sütü emmemiş bebeklerin bağırsak florası, emzirilen bebeklere göre çok daha farklı gözlemleniyor. Özellikle sezaryen doğumla dünyaya gelen bebeklerin mutlaka emzirilmesi gerektiği söyleniyor, bu şekilde annenin mikroorganizmalarını alabilirler ve bağışıklık sistemleri daha hızlı gelişir.

Bu konuyu çok iyi özetleyen, eğlenceli videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. Unutmayın, son yıllarda bize dayatılanın aksine steril olması her zaman iyi değildir. Bebeğinizi kendi mikrobiyomunuzdan mahrum etmeyin, mümkün olduğunca çabuk sizin bakterilerinizle tanışsın ki bağışıklık sistemi güçlensin.

Selen, Mayıs 2016.