Hepimiz yetişme kaygısı içindeyiz. Sanki hiçbirimize yirmi dört saat yetmiyor artık. Kendimize ayıracak vaktimiz yok. Hatta ‘nefes alamıyorum’ cümlesi hepimizin dilinde. Bu sıkışık hayatlar içinde bir çıkış yolu arar olduk. Bununla birlikte hayatımıza aslında hep var olan ama belki de daha yeni yeni anlamaya başladığımız kelimeler girmeye başladı; mindfulness, meditasyon, farkındalık gibi.

Bu kavramları birçoğunuz duymuşsunuzdur mutlaka. Nedir mindfulness? Meditasyondan farkı nedir? Yoga ya da nefes farkındalığından farklı bir teknik midir?

Türkçe karşılığı farkındalık olan mindfulness, Tibet dilinde ‘ilgilendiğin her ne ise bütün dikkatini ona verebilme kabiliyeti’ olarak tanımlanır; iş yaparken işine odaklanmak, yemek yerken sadece yemeğinle ilgilenmek gibi. Meditasyon ise sadece karanlıkta oturarak gözler kapalı şekilde yapılan bir çalışma olmanın aksine, zaman ve mekandan bağımsız olarak zihni olduğumuz yere davet edebilmektir. Bir Budist meditasyonu olan ve Sanskritçede shamatha olarak anılan nefes meditasyonları da esas olarak aynı şeyi anlatır. Yoga yapmak ise beden ve zihin farkındalığı uyandırdığı ve an’ da kalmamıza yardımcı olduğu için, tam anlamı ile ‘mindfullness çalışması’ olarak anılabilir.

Kendimizi bulmak üzere çıktığımız bu yolculukta, unuttuğumuz bedenimizi, nefesimizi, zihnimizi, varlığımızı arıyoruz. Bu yolda esas olan, yaptığımız şeyin tadına varabilmek, zihnin oyunlarına aldanmadan tam anlamı ile o ana ait olabilmektir. Yaptığımız şeyin tam olarak farkına varmak, o işten keyif almak demektir.

Yaptığımız her ne ise o an için o işe ait olmak, bizi biz yapar. Arayış içinde olan zihnin ihtiyacı olan, ilgilendiği işe şahitlik yapmaktır.

Kelimelere takılmayın, anda kalmak için yaptığınız her ne ise, farkında olarak yapın.

Özge, Haziran 2016.